Medeni KARATAŞ: Ustam Feymani

Medeni KARATAŞ

USTAM FEYMANİ

Türk milletinin İslamı kabulünden daha eveline dayanan ozanlık geleneği milletimizin islamla şereflenmesinin ardından aşıklık geleneği adı altında günümüze dek süre gelmiştir…
Türk milleti hiçbir zaman cisme tapmamış, yerin göğün sahibinin bir tek tanrı olduğuna inanmıştır hep ozanlar ise toplum içinde hikmetli sözler söyleyen inanç ve itikat konusunda fikir danışılan ve yüksek itibara sahip olan kimselerdi islam öncesi…
İslamın kabulünden sonra yine ozan söylemi yerini aşık söylemine bırakır dini konular ulemaya danışılmaya başlanır ama aşıkların topluma ayna olma vazifeleri devam eder. ..
Aşıklar yaşadığı toplum içinde toplumun sevinci ile sevinir hüznü ile hüzünlenir olayları herkezden önce okur uyarı ve nasihat görevlerini yerine getirirler…
Folk kültürümüzün tek başına büyük bir bölümünün alt yapısını oluşturan aşıklık geleneği geçmişten günümüze Dede korkutlar, Hace Ahmet Yeseviler, Karacaoğlanlar, Dadaloğlu Emrahlar, Seyrani Sümmani Şenlikler, Reyhaniler derken gelir ve bugün yaşayan büyük bir ustaya dayanır. … Bu usta Aşık Feymani dir…
Yaşadığımız yüz yılda herşeyin bir yandan yozlaşmaya durduğu bir yerde bu yozlaşmadan aşıklık gelenegide etkilenmiş vede unutulmaya yüz tutmuştur…
Çırak yetişmemekte çırak yetiştirecek ustada nerdeyse kalmamıştır… Bu manada Aşık Feymani son ekollardan biridir.
Günümüzün bir Karacoğlanı bir Seyranisi bir Sümmanisi nisbetinde sayabilecegim tek ustadır…
On üç on dört yaşlarındaydım edebiyata kültürümüze vede şiire çok meraklıydım bir gün günümüz aşıkların da içinde bulunduğu bir anatomi okudum ve ozaman büyük ustayı keşfettim. .. Hayranı olmuştum şiirlerinde aklımın deyil de belki gönlümün algıladığı birseyler vardı…
Uzun bir araştırma sonunda Kadirli azaplı köyüne tek başıma gittim evini buldum kapıyı çaldım.
Birkaç gün beni misafir etti. ..
…Bir şiir okumamı istemişti benden
ayak hece ve kafiyesi tam olan bir şiirimi okudum
İnsanoğlu beyhudeye dayanma
Sırtını ver taşa güven dikkat et
Akıllı ol kanma kanıpta yanma
Sapasağlam işe güven dikkat et
İle başlıyordu sözlerim. .
Ben çok begenecek diye düşünüyorken
üstad, evlat Allahtan başka birşeye dayanma demişti…
Ben ozaman anlamıştım, birşeyler anlamıştım
bir anda ufkum genişlemişti. ..
Üstad beni çırağı kabul etmişti
ve ogün bugün biz bir ulu çınarın gölgesinde serinlemekteyiz işte bu ulu çınar
Aşık Feymani ….

Aşık Feymani, gerçek bir hak aşığıdır badeli bir aşıktır rahmanidir anlattığımda sır olmaktan çıkacak bazı hallerini dahi bilirim. .. Onun sözleri hep bir yaşanmışlığın ifadeleridir bir mısrasından kitaplar oluşabilir. ..
Biz aşıklığın hâl ve bir yaşam biçimi bir meşrep meselesi olduğunu üstad Feymani’nin insana, hayata, kısacası tüm olaylara bakış açısından ve de aşık gibi yaşıyor olmasından öğrendik. Üstad bizim için bir okuldu ve bu okulda sahsımla birlikte birçok çırak yetişiyordu. …
Üstada her ziyaretimizde boş gidiyor dolu dönüyorduk. .. Biz Aşık Feymani’den kafiye hece redif öğrenmedik bizler üstaddan kamil bir insan olma yolunu öğrendik bu yolun başındayız yürümeye çalışıyoruz kamil bir insan olmak ne kadar zor olsa da yolunu biliyoruz artık.
Gerçek bir aşık olmanın yolu da kamil insan olmaktan geçiyor Çünkü. .. Aşık Feymani yaşarken kıymeti bilinmesi gereken büyük bir ustadır. . Feymani’yi okuma yapmadan, Feymani’yi tanımadan anlamadan aşık edebiyatının icrası ulaşması gereken yere ulaşmaz diye düşünüyorum. Aşıklık geleneğin son temsilcilerinden biri olarak şahsen ben, bir halk ozanı olarak bu işe gönül vermiş yeni başlamış ve başlayacak herkeze Aşık Feymani’yi gidip bulup dizinin dibinde oturmalarını tavsiye ediyorum Yaşadığımız zamanda Aşık Feymani gibi gerçek bir aşığın hayatta olması bizim adımıza büyük bir şanstır.

Kaynak: KARATAŞ Medeni, “Ustam Feymani”, (Ed. Hüseyin UZEL), Konuştuğumuz Dile Serenat 6 – “Âşık Şiirinde Bir Mektep Adam / Feymani”, Hatay Medya, 2018, s.8-9.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir