Konuştuğumuz Dile Serenat 8 > Cihanı Dirilten Turan Cemresi / Yavuz Bülent BAKİLER – Hatıra Kitapçığı

Hüseyin UZEL

CİHANI DİRİLTEN TURAN CEMRESİ

Birkaç hafta evvel çalıştığım lisenin son sınıf öğrencileri ellerinde üniversiteye hazırlık notları ve deneme sınavı sorularıyla yanıma geldiler. Çözemedikleri bir soru için yardım istediler. Beni okudukça heyecanlandıran soru şuydu: “Sivas’ta Yoksul Çocuklar ve Cebeci İstasyonu gibi şiirleriyle bilinen Hisar grubu şairi aşağıdakilerden hangisidir?” Cevap mutlulukla dökülüverdi dudaklarımdan: Yavuz Bülent BÂKİLER!

Ben onu ilk defa yirmi beş sene evvel bir kütüphanede bulup okuduğum “Türkistan Türkistan” kitabıyla tanıdım. Öte yurtlardaki Türklerin çığlığını kulaklarımdan ruhuma dolduran ilk avaz “Türkistan Türkistan” oldu. Kalemini yüreğine tercüman etmiş bir şairin dili duru bir pınar gibi akıtıp aşkın denizine nasıl döktüğünü hayranlıkla gözlemledim. Kadim Türk yurtlarının bugünkü hallerine üç bin yıllık bir perspektifle bakışı ve naif ruhunun şair hassasiyeti, seyahat notlarından oluşan bu hatıra kitabını bir edebiyat ve tarih klasiği haline getirmişti. Sözü yalnızca bugüne, yarına değil daha önce hiçbir münevverde tesadüf etmediğim bir biçimde düne de söylüyordu. Ecdadına hasenat defteri açtırmak için kalemini seferber edişi çocuk kalbimin bütün kalelerini kuşatmıştı. Sözlerinden doğacak hasenatı “ruhun ölmezliğine inanarak” büyük büyük büyük dedelerinin ruhlarına hû gibi üflüyordu.

“Yeniden Fethetmek Anadolu’yu”, “Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır” ve “Cebeci İstasyonu” gibi şiirleri öylesine dokunmuştu ki dünyama; O, artık şair dendiği zaman aklıma gelen birkaç simadan biri olmuştu. Su gözeleri kadar duru yepyeni bir anlatım bulmuştu şiirlerine ve bu üslubuyla Türk Edebiyatında taklit etmeyen ve taklit edilemeyen çok az şairden biri haline gelmişti. Gelenekten ders çıkarmış yeni bir şiirdi onun şiiri. Anlamın önünü asla kalın duvarlarla kapatmıyordu. Yazdıklarını herkes anlıyor fakat bir benzerini kimse yazamıyordu.

Şunu belirtmeliyim ki Konuştuğumuz Dile Serenat Şiir Akşamları’nda kendisine vefa gösterilecek şairleri belirlerken yegâne ölçümüz, davet ettiğimiz şairin Türk Şiirine ve Kültür dünyamıza sağladığı katkıdır. Ufkumuza yol açmış ne kadar mısra söylemişse bir şair, biz onu o kadar çok severiz. Yavuz Bülent BÂKİLER bütün hakikatleri ve yanılgılarıyla yarım asrı aşkın bir zamandır edebiyat dünyamızın gündemindedir. Ve dahi aşkla sevdiğimiz ülkemizin mısra kuşanmış seçkin bir şairidir.

Ben onunla 25 Aralık 2018’de Kahramanmaraş’ta TÜGVA’nın tertip ettiği Mehmet Akif ERSOY’u konu alan kendisinin vereceği bir konferans vesilesiyle görüşmüş, kaldığı otelin lobisinde sohbet etmiştim. Daha önce Bahaettin KARAKOÇ, Nurullah GENÇ, Feymani ve Bestami YAZGAN için yaptığımız Konuştuğumuz Dile Serenat etkinliklerinin sekizinci şiir akşamı için Hatay’a davet etmiştik üstadı. “Eskisi gibi her yere gidemiyorum artık, sağlığım müsaade etmiyor fakat Hatay’dan gelmişsiniz sizi kıramam” demişti. Bahar aylarında faaliyeti gerçekleştirmek üzere sözleşmiştik. Birkaç hafta sonra üstad bir kalp rahatsızlığı geçirmiş ve bu hastalık sosyal medyada hızla yayılan asılsız bir ölüm haberine dönüşmüştü.

İşte o günlerde bir kez daha anladım ki büyük şairlere sevgimizi yaşarken göstermeliyiz. Sıhhatleri müsaade ederken kalbimizi avuçlarına bırakmalıyız. Yoksa şiir de, şair de himayesiz kalır. Renkli ekranlarda, reklam panolarında kibir büyüten o kadar sahte sima var ki nesillerimizin onları takip için taksit taksit taksim ettiği ömrün vebali boynumuzadır. İşte bu sebeple Konuştuğumuz Dile Serenat yapmaya devam edeceğiz. Dil ülkesinin akıncı beylerine, şiirin asil atlılarına bir solukluk rüzgâr olsak ne mutlu bize.

Bu kitapçıkta onu doğrudan ya da eserleri aracılığıyla tanıyan birçok ismin Yavuz Bülent BÂKİLER’e dair kanaatlerini bulacaksınız. Üstadın şiirinden ve hatıralarından nasip almış herkese ulaşmamız elbette imkânsızdı. O bakımdan dar vakitte ulaşamadığımız dostlarının affına sığınarak yazılarıyla bize bir hafıza oluşturma imkânı veren kalem erbabına ve bu programın yapılmasını samimi bir gayretle destekleyen İnci OKUMUŞ Hanımefendi’ye şahsım ve Konuştuğumuz Dile Serenat Topluluğu adına teşekkür ediyorum.

Bu programa özel hazırlamış olduğumuz hatıra kitapçığımızı program girişinde ücretsiz alabilirsiniz.

Kaynak: UZEL Hüseyin, “Cihanı Dirilten Turan Cemresi”, (Ed. Hüseyin UZEL), Konuştuğumuz Dile Serenat 8 – “Cihanı Dirilten Turan Cemresi / Yavuz Bülent Bakiler”, Hatay Medya, 2019, s.2-3.

Kitapçıkta yer alan tüm yazılara buradan ulaşabilirsiniz >>>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir